Issue Information Issue Information
pp. i - vi Abstract Keywords: | |
Review Articles Nevşehir’in Sürdürülebilir Kalkınmasında Geleneksel (Yerel) Bilginin Rolü (Bölgesel Kurum ve Kuruluşlar Örneğinde)
Kübra Yıldız Altın, Ümran Feyza Çavdar pp. 1 - 31 Abstract Toplum, kültür ve çevre tabanında son yıllarda görülen hızlı değişim ve dönüşümler sürdürülebilirlik konusunu gündeme getirmektedir. Bu gerekçeyle hazırlanan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, 2030 yılına kadar gezegenimizi korumayı ve her boyutta refahı artırmayı hedefleyen bir küresel eylem planı sunmaktadır. Konu hakkında yapılan yayınlar, sürdürülebilir kalkınmada geleneksel (yerel) bilgi belleğinin önemine dikkat çekmektedir. Kültürel mirasın “sürdürülebilir kalkınmada”, “sürdürülebilir kalkınma için” ve “sürdürülebilir kalkınma olarak” kullanılabilmesini sağlayan bu bağlar, konunun özellikle bölgesel çalışmalar için bütüncül ele alınmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda makale, SKA’nın başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmesinde geleneksel bilginin rolünü incelemektedir. Çalışma, SKA ve UNESCO’nun kültür koruma yaklaşımları arasındaki ilişkiye dayanan bir içerik analizinde temellendirilmiştir. Çalışmada UNESCO’nun geleneksel bilgiye yönelik kültür koruma yaklaşımları ve BM üyesi ülkeler tarafından hazırlanan bir evrensel eylem çağrısı olan “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Hedefleri ve Göstergeleri” bağlamında Nevşehir’deki faaliyetler, amaçlı örneklem (purposive sampling) yöntemiyle seçilmiş, elde edilen veriler bütüncül ve eleştirel bir bakış açısı ile değerlendirilmiştir. İncelemenin sınırlılığını Nevşehir’de SKA kapsamındaki geleneksel bilgiye yönelik faaliyetler oluşturmaktadır. Bu amaçla araştırmada konuyla ilgili yayımlanan bilgi, belge ve haberler olmak üzere ikincil verilerin elde edileceği kaynaklar içerik analizi yöntemiyle incelenmiş, bölgedeki mevcut uygulamaların iyileştirilmesi ve yeni uygulamaların hayata geçirilmesi için çeşitli çözüm önerileri sunulmuştur. Çalışmada Nevşehir’de “sürdürülebilirlik ve yerel kültür” temalarının birlikte yer aldığı faaliyetler tespit edilmiştir. Faaliyetlerde bölgesel sürdürülebilir kalkınma için geleneksel bilgi belleğinden yararlanıldığı görülmektedir. Yerellik ve sürdürülebilirlik çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmalar üzerine yapılan tüm bu değerlendirmeler sonunda geleneksel bilginin Nevşehir’de “bölgesel kalkınma”, “sürdürülebilir turizm” ve “tanıtım” alanlarında önemli roller üstlendiği ortaya konulmuş ve yeni politikaların geliştirilmesinin gerekliliği vurgulanmıştır. Keywords: Kültürel Miras, Geleneksel (Yerel) Bilgi, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), Nevşehir, Kapadokya | |
Review Articles Türk Motiflerinin Endüstriyel Tasarımlarda Yaşatılmasına Dair Bir Çalışma; Aslı Filinta Örneği
H. Nurgül Begiç, Dilem Doğan pp. 32 - 49 Abstract Geleneksel Türk El Sanatları, sosyo ekonomik, sosyo kültürel değişim ve gelişimler içinde teknoloji ile farklı tasarımlarda bir araya gelmektedir. Hayatımızın her alanında yer alan teknoloji yine hayatımızın her alanında bulunan el sanatlarının farklı motif ve desenleriyle bütünleşmektedir. Geleneksel Türk El Sanatları, tarihsel süreçte eski zamanlarda olan ilgi ve rağbeti fazla zaman ve emek gerektirdiğinden görememektedir. Tasarımsal boyutlarda günümüz işlevsel alanlarda bu sanatları yaşatabilmek gelecek nesiller için geleneğin, kültürün, örf ve adetlerin devamlılığını sağlamaktadır. Bu çalışma moda tasarımcısı Aslı Filinta ve elektronik beyaz eşya markası Vestel ile iş birliğinden “Vestel x Aslı Filinta Retro Serisi” beyaz eşya koleksiyonunu incelemektedir. Beyaz eşya tasarımları motifleri için üç ayrı isimlendirilme yapılmıştır. Bunlar Sema, Saz ve Çini’dir. Saha çalışması için Ali Filinta ile görüşme talebimiz sonuçlanmamıştır. Bu yüzden araştırma betimsel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılarak oluşturulmuştur. Çalışmanın amacı Geleneksel Türk El Sanatları içinde bulunan Tezhip, Minyatür, Çini, Hat motif ve desenlerinin geleneksel olarak kullanım alanı dışında yenilikçi tasarım ve harmanlanmış desen ve motiflerin beyaz eşya tasarımlarının günümüze aktarılmasına odaklanmaktadır. Araştırma sonucunda Türk el sanatlarının teknolojik ürünlerle birleştirilebilir durumda olduğunun örneklerini sunmaktadır. Motiflerin kullanımı, kültürel mirasın da korunması ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlarken aynı zamanda estetik ve işlevsel açıdan tasarımlar ortaya koymaktadır. Bu işbirliği, geçmişten günümüze gelen geleneksel sanatların güncele kazandırarak devamlılığın ve sürdürülebilirliğin sağlanmasına katkı sağlamaktadır. Keywords: Kültür, Gelenek, Aslı Filinta, Teknoloji, El Sanatları | |
Review Articles Kemikte İlik Gibidir İnsana Bilgi: Türk Kültürünün İlk Yazılı Kaynaklarında Bilgi ve Bilgili Olmanın Fazileti
Özlem Akın pp. 50 - 87 Abstract Yazılı kaynaklar geçmişle bugün arasında köprü görevi gören, bir milletin tarihsel varoluş sürecini, toplumsal hayatını, gelenek ve göreneklerini, inançlarını, uygulamalarını vb. bilgileri içeren kaynaklardır. Yazılı kaynakların temel amacı geçmişe dair yaşanmış önemli olayları, öğütleri geleceğe taşıyıp ölümsüzleştirmektir. Kaynakların içinde birçok değerden söz edilmektedir. Bu değerlerden biri de bilgi ve bilgili olmanın önemidir. Yazılı kaynakların birçoğunda insanın var oluşunu bilmesi, ideal olarak çizilen insanın özelliklerine sahip olabilmesi için bilginin gerekliliğinden söz edilmektedir. Orhun Âbideleri, Divânü Lügâti’t-Türk, Kutadgu Bilig, Atabetü’l- Hakayık ve Uygur metinleri, Türk kültürü hakkında zengin bilgiler sunan önemli kaynaklarımız arasında yer almaktadır. Bu kaynakların içeriğinde bilgi ve bilgili olmanın önemi ile ilgili ortak anlatılar bulunur. Bu çalışmada Orhun Âbideleri, Divânü Lügâti’t-Türk, Kutadgu Bilig, Atabetü’l-Hakayık ve Uygur metinlerinden olan İyi Düşünceli Şehzade ile Kötü Düşünceli Şehzade ve Altun Yaruk adlı eserlerde yer alan bilgi ve bilgili olmanın fazileti hakkında verilen bilgiler karşılaştırmalı bir biçimde incelenecektir. Keywords: Orhun Âbideleri, Divânü Lügâtî’t-Türk, Kutadgu Bilig, Atabetü’l- Hakayık, Uygur Metinleri | |
Review Articles Eğlence Kültüründe Değişim: Bir Kentleşme Sembolü Arabesk Müzikten, Mizojini Temalı Şarkı Sözlerine
Neslihan Avcı pp. 88 - 123 Abstract Kadın cinsine dair en olumsuz yargıları terimleştiren bir tabir olan ve kadının doğuştan “günahkâr” bir cins olarak algılanmasıyla başlayan mizojini olgusu, salt biyolojik özellikleri nedeniyle “kadına özgü döngülerin” kadının aşağılanmasında aracı vasıtalar olarak kullanmıştır. Kirleten bir cins olarak tasvir edilen kadın, kimi zaman dini akımların kurbanı kimi zaman ise kültürel olguların dışına itilen bir cins olarak tarih sahnesinde rol oynamaktadır. Dilin gündelik ifadelerinden, yemek kültürüne, giyim kuşamdan, fizyolojik döngülere, dini inançlardan, folklorik örüntülere ve birbiri ardına yinelenen kadın cinayetlerine varıncaya kadar, güncel bellekte yer alan olgular arasında mizojininin hâkim rolü hissedilmektedir. Tüm bunlara ek olarak, belli müzik tarzları içerisindeki “şarkı sözleri” özelinde de kadın antipatisinin derin izleri takip edilebilir. Yeni kent blokları arasında yankılanan; “öfkenin”, “intikamın”, “bedduanın” söz ve müzik aletiyle buluştuğu müzik tarzları, belki de mizojininin en güncel anımsatıcılarındandır. Buna karşılık, halkbiliminin çalışma kadrolarından olan ve içerisinde derin anlamlar barındıran, Türk halk kültüründe önemli bir yere sahip “türkü”ler ise sevgiliye, hasretlik çektirene “zorbalık” taşımayan sözlerle doğrudan ifade edilemeyen duyguların, sembolik yollarla aktarılmasını sağlamaktadır. Sabretmeyi, tahammülü, beklemeyi öğütleyen hatta karşılıksız sevgiyi dahi bir zevke dönüştüren müzik kültüründen, intikam almayı güç sanan dile, kadını ikincil konuma düşürmeye motivasyon sağlayan şarkı sözlerine geçişin nedenleri, müzik tarzlarının birbirlerinden ödünçlenmesini yeteri kadar idrak edemeyen çevrelerce gecekondu kültüründe ve arabesk müzikte aranmıştır. Kırsaldan kente göçün sembolü ve arabeskin ilk durak noktası olan gecekondular, arabesk müzik tarzının tek icra ortamları gibi ele alınmış, göçmenlerin kente tutunma mücadelesi olan dolmuş şoförlüğü de arabeskin dolmuş müziği gibi yan anlamlarla anılmasına sebebiyet vermiştir. Bu araştırmada, geleneksel Türk eğlence kültüründen ve arabesk müzik tarzından farklılaşarak, kadına yönelik olumsuz söylemler içeren şarkı sözleri üzerine çeşitli irdelemelerde bulunulacaktır. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde, tarihin en eski ön yargılarından biri olarak nitelendirilen “mizojini” olgusunun, şarkı sözlerine yansımasındaki asıl aktörlerin neler olduğuna dair değerlendirmelere yer verilecektir. Keywords: Mizojini, arabesk, modernleşme, şarkı sözleri, kültür/popüler kültür | |
Review Articles Ankara Çamlıdere Oyun ve Oyuncak Müzesi
Ayşe Sarıcan pp. 124 - 143 Abstract Geçmiş dönemlerden günümüze oyuncaklar insanoğlunun hafızasında her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Tarih boyunca çocukların çeşitli malzemelerle yapılmış oyuncaklarla oyunlar oynadıkları bilinmektedir. Oyuncaklar çocukların eğlenme, hoşça vakit geçirme ve gelecekte alacakları yetişkin rollerine hazırlanmaları amacıyla yapılsa da ait olduğu dönem toplumuna ait sosyoekonomik ve sosyo-kültürel özelliklerini yansıtırlar. Başlangıçta insanların çevrelerinde gördükleri canlıları küçülterek taş ve ahşap gibi doğal malzemelerle elde ürettikleri oyuncaklar zaman içerisinde meydana gelen gelişmelere bağlı olarak makinelerde metal, seramik, kauçuk gibi malzemelerden seri olarak üretilmiştir. Bu bağlamda oyuncaklar yapılmış oldukları döneme ait birçok bilgi veren ve geçmişten geleceğe bir köprü vazifesi kurmaktadır. Çamlıdere Belediyesi Treni Oyun ve Oyuncak Müzesi, Tren Müze modeli ile her yaş grubuna hitap edecek şekilde tasarlanmış olup, çocuklara olduğu kadar yetişkinleri de masalsı bir dünyaya davet etmektedir. Oyun ve Oyuncak Müzesi, Çamlıdere Belediye Başkanı Hazım Can Ercan’ın girişimleri ile tarihe farklı bir noktadan tanıklık eden oyuncakların bir araya getirilerek yörenin geçmiş yaşamına dair anıları yeniden canlandırarak büyüklere nostalji, küçüklere eğlence amacı ile kurulmuş olup, ilçeye ziyarete gelenlere ücretsiz hizmet vermektedir. Müze koleksiyonunda yer alan yerli ve yabancı olmak üzere, sanayi ürünü ve el yapımı oyuncakların içinde ender bulunan 4500’ün üzerinde çalışır durumda oyuncak bulunmaktadır. Bununla birlikte geçmişte oynanan kültürel oyunların maketleri de müze içinde sergilenmektedir. Bu çalışmada Ankara ili Çamlıdere ilçesinde bulunan Oyun ve Oyuncak Müzesi incelenecektir. Bu konuya ilişkin yazılı ve sanal kaynaklar taranacak, sahada gözlem ve görüşmeler gerçekleştirilerek fotoğraflandırılıp kayıt altına alınacaktır. Çalışmanın amacı; Ankara ili Çamlıdere ilçesinde kurulan Oyun ve Oyuncak Müzesi’ni tanıtmak ve bilinirliğini artırmaktır. Keywords: Ankara, Çamlıdere, Kültür, Müze, Oyuncak |